Kastamonu’da Sağlıkta Yeni Dönem: Şah Damarı Stentle Açılıyor
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi, girişimsel radyoloji alanında önemli bir adım daha attı. Felç (inme) riskinin en büyük nedenlerinden biri olan şah damarı darlıklarına artık stent uygulamasıyla müdahale ediliyor. Bu yeni tedavi yöntemi sayesinde, hastalar büyük şehirlerdeki hastanelere gitmeden, yaşadıkları şehirde güvenle tedavi olabiliyor.
Stent Tedavisiyle Şah Damarı Darlığına Kalıcı Çözüm
Beyne giden ana damarlar olan şah damarlarında (karotis arter) zamanla kolesterol birikimi, damar sertliği ve kireçlenme gibi nedenlerle daralma meydana gelebiliyor. Bu darlıklar, zamanında fark edilmediği takdirde, felçle sonuçlanabilecek ciddi riskler taşıyor. Geliştirilen stentleme yöntemiyle, daralan damar önce balonla genişletiliyor, ardından damar içine yerleştirilen stent sayesinde damar açık tutuluyor. Bu yöntemle kan akışı düzenleniyor ve inme riski büyük ölçüde azaltılıyor.
İşlem, genel anestezi ya da büyük cerrahi müdahale gerektirmeden, anjiyografi ünitesinde başarıyla gerçekleştiriliyor. Böylece hem hasta konforu sağlanıyor hem de iyileşme süreci oldukça kısalıyor.
Kastamonu’da Girişimsel Radyoloji Alanında Önemli Gelişme
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Ünitesi bugüne kadar; akciğer kanamalarını durdurma, bağırsak damarlarındaki tıkanıklıklara müdahale, tümör tedavileri, abse drenajı ve diyaliz kateteri yerleştirme gibi birçok önemli işlemi başarıyla uygulamıştı. Şimdi bu listeye şah damarı stentleme tedavisi de eklendi.
Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Taşkent, “Şah damarı darlıkları, beyin felcinin en önemli nedenlerinden biri. Bu nedenle erken teşhis ve müdahale çok büyük önem taşıyor. Artık bu tedavi Kastamonu’da da güvenle uygulanabiliyor. Hastalarımız için büyük kolaylık sağlayacak bu adım, şehir dışı sevklerin önüne geçecek” şeklinde konuştu.
Felç Riski Taşımamak İçin Erken Teşhis Hayati Önem Taşıyor
Şah damarlarında darlık belirtileri bazen belirgin olmayabilir. Baş dönmesi, ani baş ağrıları, konuşma bozuklukları veya kol-bacak uyuşmaları gibi uyarı işaretleri dikkate alınmalı ve mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır. Erken tanı sayesinde zamanında yapılan girişimsel işlemler, hayat kurtarıcı olabilir.

